3 Eylül 2013 Salı

Curiosity Gezgini İçin İlk Analiz Rotası Belirlendi, ChemCam Lazer Analizörü Hazır

chemcam
Yeşil Bölge: İnişi Alanı Mavi Bölgeler: Glenelg, Sharp Dağı
Bilim adamları ve mühendisler Curiosity’ nin ilk hedefi belirlendi. Aynı zamanda 6 tekerli mobil  laboratuvar özelliği taşıyan Curiosity’ nin yeni görevi Glenelg adı verilen üç farklı arazinin kesişiminden oluşan bir bölge.
Gale kraterine mükemmel bir inişten sonra ilk hedefimiz tamı tamına biliyorduk. Mars toprağını analiz edecek cihazlarla donatılmış gezgin oldukça gelişmiş bir teknolojiye sahip. Mars kayalarını ve toprağını lazerle ışınlayacak özel lazer analizör ChemCam ise oldukça yüksek bir teknolojiye işaret ediyor. 18 Ağustos’ ta ilk analizini yapacağından , Mars ‘ ta yapılacak analiz bir ilk niteliğinde. Ayrıca dünya dışında şimdiye kadar kullanılmış en güçlü lazer olma niteliği taşıyor. ChemCam lazeri 14 milijul enerjiyi 10 sn’ de  30 kez ışınlayarak oldukça değişik bir yöntem kullanıyor.

ChemCam Ne işe Yarar?
ChemCam Analiz Lazeri: Belki de Curiosity’ nin en gelişmiş aracı budur, çünkü bu bir analiz lazeri. Bu lazer 1 mm’ e kadar küçük bölgelere işaretleyebiliyor. Mars’ ın topraklarına ve kayalarına tutulduğunda, o bölgeyi buharlaştırarak, plazma haline getiriyor jeolojik yapısını belirliyor. Ayrıca net görüntüler alabilmek için çevredeki tozları temizleyebiliyor ve bunu 8 metre uzaklığa kadar yapabilecek.
Cihazın yaptığı analizler sayesinde Mars’ ın yapısında insan sağlığı için olabilecek zararlı kimyasallar, topraktaki su veya buz anlaşabilecek.
Ayrıca Mars’ ta GPS (Dünyasal Konumlama Sistemi) gibi bir sistem mevcut olmadığından istenilen bölgeye ulaşmak oldukça zor, bu nedenle NASA’ da pek çok gezgin(rover) mühendisi adım adım yönlendirme yapıyor.

Kaynak: www.nasa.gov

Kanalizasyon Sularından Fosfor Elde Edilebilecek

wastewater-treatment-plant_shutterstock_300
Yeni elektrokimyasal proses sayesinde atık sulardan fosfor ayrılabilecek.
Alman araştırmacılar verimli ve çevreci bir yöntem geliştirerek, atık sulardan fosfatı ayrıştırarak gübrede yeniden yeniden kullanımına imkan tanıdı.Taşınabilir özel pilot istasyonda elektrokimyasal proses test edildi.
Fosfor yaşayan organizmalar için büyük önem taşıyor. Biliniyor ki,  dünyada temel fosfor kaynağı fosfat kayalarıdır. Fakat bu kaynak gün geçtikçe tükeniyor, bu nedenle fosfat fiyatları ve besin güvensizliği gitgide artıyor. Bununla beraber insan atıklarda bolca fosfor bulunuyor, fakat bu fosfor demir ve alüminyum tuzları halinde bulunduğundan gübre olarak kullanılamıyor.
Bilinen yöntemlere göre,  kanalizasyon sularında fosfor , bir fosfat tuzu  olan strüvit (magnezyum amonyum fosfat) şeklinde ayrılabiliyor. Bu nedenle magnezyum temelli kimyasallar kullanarak baziklik sağlanarak bu tuz çöktürülebiliyor.
Fraunhofer Enstitüsü Almanya’ daki  araştırmacılar yeni bir elektrokimyasal method geliştirerek, hiç bir kimyasal eklemeden strüviti ayırmayı başardı. Magnezyum eklemek yerine oldukça  reaktif magnezyum elektrot kullandı. Bununla beraber oldukça az enerji sarfiyatı oluyor.
Pilot sistemde 2m uzunluğunda elektrolitik bir hücre kullanılarak, doğrudan atık suya konuluyor. Harcanabilir magnezyum anot ve metalik katotla elektrolitik proses ikiye ayrılıyor ve negatif yüklenen hidroksil iyonları katotta toplanıyor. Anota magnezyum iyonları suya doğru göç ederek , fosfat ve amonyum molekülleriyle reaksiyona girerek strüviti oluşturuyor. İşte bu da başka bir işleme gerek duymadan gübre olarak kullanım avantajı getiriyor.
Bu yöntemle daha saf ve yüksek konsantrasyonda fosfor elde etmiş olacağız.
2050′ ye kadar insan nüfusunun 9 milyara ulaşacağı düşünülürse insan atıklarından ve fosfor elde etmeye gerçekten ihtiyacımız olacak.

Kaynak: http://www.rsc.org/chemistryworld/2012/08/turning-wastewater-food

Atık Plastikten Uçak Yakıtı Yapıldı

pilotsplane
İrlandalı Şirket Cynar Plc atık plastikleri uçak yakıtına dönüştürmeyi başardı. Şirket Londra’ dan Sydney’ e yeni uçuş için yakıt sponsoru oldu. Cynar yakıtı piroliz methoduyla yapıyor. Isıl degraditasyonla uzun polimer zincirleri oksijen yoksunluğunda indirgeniyor. Plastik 370-420 derece arasında ısıtılıp, piroliz gazları çıkması sağlanıyor sonra bu gazlar yoğunlaştırılarak, ayrımsal distilasyonla sıvı olarak ayırılıyor.
Bu eşssiz Cynar teknolojisi sayesinde geri dönüşümsüz plastik atıkları dizel yakıta göre daha az kükürt içeren ve yüksek setanlı yakıtlara dönüşüyor. Teknolojinin anahtarı ise piroliz ve damıtmada.
Tek motorlu uçakta denecek yakıt özel bir benzin olacak ve hiçbir yakıt türüyle harmanlanmayacak.
Oldukça çevreci olan yaklaşım sayesinde her yeri işgal eden plastik atıklar değerlendirilebilecek. Ayrıca üretim methodu da çevreye zarar vermiyor.

İki Yeni Element Bulundu

atom_nist_300
İki yeni elementin daha bulunmasıyla periyodik tablodaki element sayısı 118′e çıktı.Uluslararası Temel ve Uygulamalı Kimya Birliği (International Union of Pure and Applied Chemistry, IUPAC) yeni keşfedilen iki yeni elementin -fleroviyum ve livermoryum-periyodik tabloya eklenmesini onayladı.
Bu iki element Lawrence Livermore Ulusal  Laboratuvarı(ABD) ve Rusya Nükleer Araştırma Enstitüsü’nden bilimadamlarının ortaklaşa çalışması sonucu keşfedildi. Resmi duyuru Temmuz 2012′de IUPAC dergisi, Pure and Applied Chemistry dergisinde yayınlanacak.
Fleroviyum (Fl)’un atom numarası 114 ve atom ağırlığı 289 olarak belirlendi. Elementin adı, Rusya Nükleer Araştırma Enstitüsü kurucusu Georgiy N. Flerov (1913 – 1990) adlı fizikçinin adına atfen verildi.
Livermoryum (Lv)’un atom numarası 116 ve atom ağırlığı 293 olarak belirlendi. Yeni element ise Lawrence Livermore Ulusal laboratuvarı’nın onuruna Livermoryum olarak adlandırıldı.
Fleroviyum ve Livermoryum sentetik radyoaktif elementler, bu nedenle doğada bulunmuyorlar. Küryum (Cm) ve kalsiyum (Ca) ile bombardımana uğrayınca kısa bir süre için livermoryumu oluşturuyor, sonra ise fleroviyumu oluşturuyor, sonrasında ise daha kararlı elementlere yarılanıyor.
Bu elementlerin onaylanma 
süreci IUPAC onayı için pek çok bağımsız laboratuvarda tekrarlandıktan sonra 31 Mayıs 2012′de tamamlandı. Bilimadamlarının daha halen yeni element buldukları belirtilse de bunlar IUPAC tarafından henüz onaylanmadı.

Kaynak: http://earthsky.org/human-world/two-new-elements

14 Ağustos 2013 Çarşamba

SİMYANIN İLGİNÇ PERİYODİK TABLOSU

0
Posted 04 Kasım 2012 by Oğuz Sezgin in Kimya
simya periyodik tablosu
Simya periyodik tablosuna bakmadan önce, Simya ya da diğer adıyla alşiminin ne olduğuna ve nasıl doğduğuna bakalım.
Simya (Alşimi) sanatı,  yüzyıllar boyunca Mısır ve Arabistan’ dan Yunanistan ve Roma’ ya kadar yayılarak, en son batıya ve Avrupa’ nın ortalarına kadar yayılmıştır.  Kelime kök olarak Arapça deyim “el-kimya”‘  kastedilerek olarak, Mısırlılar tarafından da  Taş veya İksir hazırlanması kastediliyordu.  Arapça olan “kimya”  sözcüğü köken olarak antik mısır dili olan Kıptiçe’ den gelir ve anlam olarak;  Nil deltasındaki kara bereketli toprakları ifade eder. Ezoterik ve hiyeroglifçe bu kelime; başlangıçtan beri var olan karanlık bir gizemi yani, Birinci Maddeyi (Kem-Khem) kastetmektedir.
Simyacıların amaçlarını basitçe sıralarsak; Felsefe Taşı’ nı (Bilgi Taşı) bulmak, Sonsuz gençlik ve sağlığı keşfetmek, metalleri altına veya daha kıymetli bir metale dönüştürmeyi keşfetmek.  Ortaçağ simyacıları bütün maddelerin temelde aynı madde olduğunu fakat saflık derecelerinin değiştiğini  düşünürlerdi. Onlara göre en saf madde altın , sonrasında ise gümüştü.
Simyanın ilk zamanlarında gezegenlerin astronomik sembolleri simyasal semboller olarak kullanılırdı. Sonra ortaçağa gelindiğinde işkenceler ve baskılar  nedeniyle her simyacının bulduğu bu semboller kendi gizli sembolleri haline geldi. Özellikle, orta çağda Avrupa’ da cadı ve büyücü olarak görülen herkese yapılan kilise baskısı ve acımasız engizisyon mahkemeleri nedeniyle bu devir Avrupa’nın en karanlık dönemlerindendir. Sonrasında ise şarlatanlar, sahte doktorlar ve üç kağıtçılar simyacı oldu. Bu nedenle simya cadılık, büyücülük ve soygunculukla kötü bir itibar kazandı. 18 yy.’ da özellikle Avrupa’ da gerçek bilim adamları kimyada, farmakolojide ve tıpta gerçek başarılar kazanarak özellikle Avrupa’ da bilim ve sihri birbirinden ayırdı.
İşte Simya yani Alşimi’ nin gizemli periyodik tablosundaki elementler:

ANTİMON

Antimon metali simyada hayvan doğasını veya doğa ve insan arasındaki vahşi veya doğal ruhu   simgelese de, sık olarak kurdu sembolize eder.
Antimon Sembolleri







            

ALTIN

Altın, simyadaki 7 metalden(altın, gümüş, cıva, kurşu, bakır, kalay, demir)  biridir. Simyacı için her açıdan mükemmelliği temsil ederek, sayacak olursak; akıl, can ve ruh. Altın sembolü astrolojide de güneşi simgeler.
Altın Sembolleri







                                  

ARSENİK

Arsenik ilk simyacılar tarafından bolca kullanılmıştır. Bazen kuğu imajını simgelemek için kullanılır.

Arsenik Sembolleri 

         

BAKIR

Bakır,  simyadaki 7 metalden(altın, gümüş, cıva, kurşu, bakır, kalay, demir)  biridir.
Bakır Sembolleri 
        

BİZMUT

Simyada tam olarak ne amaçla kullanıldığı bilinmemektedir.
Bizmut Sembolleri 


CIVA

Cıva eskiden hızlı-gümüş (quicksilver) olarak isimlendirilirdi  ve nitrik asit çözeltisinde ısıtılarak kırmızı cıva oksit  elde edilirdi. Cıvanın nitrik asitle reaksiyonundan kalın kırmızı bir buhar havada asılı kasılırdı ve kırmızı parlak kristaller ise  tabanda çökerdi.  Fakat simyacılar cıvanın hem katı hem sıvı fazda  geçiş yaptığını düşünüp, bunu dünya ve cennet ve de hayat ve ölüm olarak yordular.
Cıva, simyadaki 7 metalden(altın, gümüş, cıva, kurşun, bakır, kalay, demir)  biridir.  Cıva sembolü astrolojideki aynı isimli (mercury- Merkür)  gezegeni de sembolize etmektedir. Metal ayrıca yılan veya iblisi de sembolize eder.
Cıva Sembolleri 
           

ÇİNKO

Sihirbazların yünü veya nix alba (beyaz kar) olarak bilinen çinko oksit havada yakılarak elde edilirdi.

 Çinko Sembolleri 
      

 DEMİR

Demir, simyadaki 7 metalden(altın, gümüş, cıva, kurşun, bakır, kalay, demir)  biridir.  Ayrıca, astrolojide Mars’ ı  temsil eder.
 Demir Sembolleri 
      

FOSFOR

Simyacılar fosfor da ruhun ışığı olduğunu düşündüklerinden, özellikle fosfor maddesinin içinde hapsolmuş gibi duran ışıkla ilgilendiler.
Fosfor Sembolleri 
   

GÜMÜŞ

Gümüş, simyadaki 7 metalden(altın, gümüş, cıva, kurşun, bakır, kalay, demir)  biridir.  Ayrıca, astrolojide Ay’ ı  temsil eder.
Gümüş Sembolleri
               

KALAY

Kalay, simyadaki 7 metalden(altın, gümüş, cıva, kurşun, bakır, kalay, demir)  biridir.  Ayrıca, astrolojide Jüpiter gezegenini temsil eder.

Kalay Sembolleri
  

KURŞUN

Kurşun simyada bulunan yedi metalden en eskisi ve ilkidir. Kurşun sembol olarak Astrolojide Satürn gezegenini temsil eder.

Kurşun Sembolleri
              

KÜKÜRT

Kükürt cennetteki üç maddeden biri (kükürt, cıva ve tuz) olarak kabul edilirdi. Simyada pek çok kullanım alanı vardı.

Kükürt Sembolleri
                     

MAGNEZYUM

Simyacılar magnezyum karbonatın (MgCO3)   beyaz rengi nedeniyle magnezyuma ‘Magnesia alba’ yani beyaz magnesia dediler. Magnesia denmesinin nedeni Magnesia adlı bölgeden çıkarılmasıydı. Magnesia bugünkü Manisa’ nın eski adıdır.

Magnezyum Sembolleri 
  

PLATİN

Simyacılar platinin gümüş ve altını amalgamlaştırdığına inanırdı.

Platin Simgeleri

POTASYUM

Potas (Potasyum Karbonat) alşimik reaksiyonlarda geniş alanda kullanılırdı.
Potasyum Sembolleri